Anahtar Parti Kocaeli İl Başkanı Halil Keskinoğlu, Kocaeli Milletvekillerine Seslendi

“Meclis’te karar verirken parti talimatını değil, millete verdiğiniz sözü esas alın”

Anahtar Parti Kocaeli İl Başkanı Halil Keskinoğlu, Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşınan ve kamuoyunda “Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşme” adıyla değerlendirilen kanun teklifi hakkında açıklamalarda bulundu.

Keskinoğlu, söz konusu düzenlemenin yalnızca bugünkü siyasi gündemi değil, Türkiye’nin geleceğini ve toplumsal huzurunu da doğrudan ilgilendirdiğini belirterek başta Kocaeli milletvekilleri olmak üzere tüm milletvekillerine sorumluluk çağrısı yaptı.

Halil Keskinoğlu açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde görüşülecek bu düzenleme, sıradan bir kanun teklifi olarak ele alınamaz. Milletimizin güvenliği, devletimizin devamlılığı ve ülkemizin geleceği açısından son derece hassas sonuçlar doğurabilecek bir süreçle karşı karşıyayız.

Bu nedenle Meclis’te kullanılacak her oyun siyasi olduğu kadar tarihî ve vicdani bir karşılığı da olacaktır.

Kamuoyunun açıklığa kavuşturulmasını beklediği mesele şudur:

Hazırlanan teklif, terörün kalıcı biçimde sona erdirilmesine, toplumsal huzurun güçlendirilmesine ve devletimizin güvenliğinin korunmasına gerçekten hizmet edecek midir?

Yoksa bu süreç, iktidar ortaklarının siyasi ömrünü uzatmak, seçim planlarını güçlendirmek ve mevcut yönetim düzenini devam ettirmek amacıyla mı yürütülmektedir?

Bu soruların cevabını verecek olanlar, millet adına Meclis’te bulunan milletvekilleridir.”

“Kocaeli’nin iradesini temsil ettiğinizi unutmayın”

Kocaeli milletvekillerine özel olarak seslenen Keskinoğlu, açıklamasını şöyle sürdürdü:

“Kocaeli’yi Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde temsil eden bütün milletvekillerine çağrıda bulunuyorum.

Sizler yalnızca siyasi partilerinizin değil, size oy veren ya da vermeyen bütün Kocaeli halkının temsilcilerisiniz. Vereceğiniz kararlarda parti yönetimlerinin beklentilerinden önce milletimizin ortak menfaatlerini gözetmek zorundasınız.

Milletvekilliği görevine başlarken devletin bağımsızlığını, ülkenin bölünmez bütünlüğünü, millî egemenliği, hukukun üstünlüğünü ve Cumhuriyetimizin temel değerlerini koruyacağınıza dair milletin huzurunda söz verdiniz.

Bu söz, yalnızca bir göreve başlama prosedürü değildir. Milletvekili yemini; devlete, millete ve gelecek nesillere karşı üstlenilmiş ağır bir sorumluluğun ifadesidir.

Meclis kürsüsünde verilen bu sözün gereği, en kritik anlarda ortaya çıkar. Bugün de milletvekillerimizin verdikleri sözün arkasında durmaları gereken günlerden biridir.”

“Siyasi geleceği değil, Türkiye’nin geleceğini merkeze alın”

Keskinoğlu, milletvekillerinin kararlarını siyasi çıkarlar doğrultusunda değil, ülkenin uzun vadeli menfaatlerini dikkate alarak vermesi gerektiğini belirtti:

“Oylama günü geldiğinde önünüze konulan grup kararlarını sorgulamadan uygulamak yerine, milletin size yüklediği sorumluluğu hatırlayın.

Geçici siyasi kazançlar yerine devletimizin kalıcı menfaatlerini önceleyin.

Makamların ve koltukların devamını değil, milletimizin huzurunu esas alın.

Bir sonraki seçimin hesabını yapmak yerine, çocuklarımıza nasıl bir Türkiye bırakacağınızı düşünün.

Bu ülkenin bağımsızlığı uğruna canını feda eden şehitlerimizi, büyük bedeller ödeyen gazilerimizi ve yıllardır terör nedeniyle acı yaşayan ailelerimizi aklınızdan çıkarmayın.

Hiçbir parti stratejisi, hiçbir ittifak hesabı ve hiçbir seçim hedefi; Türkiye Cumhuriyeti’nin bütünlüğünden, milletimizin güvenliğinden ve toplumun adalet duygusundan üstün değildir.”

“Kullanacağınız oyun hesabını millete vereceksiniz”

Anahtar Parti’nin yaklaşımının açık olduğunu ifade eden Halil Keskinoğlu, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

“Başta Kocaeli milletvekilleri olmak üzere Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin bütün üyelerine çağrımız açıktır:

Kararınızı baskı altında değil, özgür iradenizle verin.

Siyasi sadakatinizin önüne milletinize karşı taşıdığınız sorumluluğu koyun.

Meclis’te ettiğiniz yeminin anlamına ve ruhuna bağlı kalın.

Vereceğiniz oy, yalnızca bugün yapılacak bir oylamanın sonucunu belirlemeyecektir. Bu karar, ülkemizin gelecekte izleyeceği yönü de etkileyecektir.

Milletimiz, kendisi adına karar verenlerin hangi saiklerle hareket ettiğini dikkatle takip etmektedir. Kimlerin ülkenin menfaatlerini savunduğu, kimlerin siyasi hesapları tercih ettiği zamanı geldiğinde açıkça görülecektir.

Tarih de bu süreçte sorumluluk alanları, sessiz kalanları ve milletin iradesi yerine siyasi çıkarları tercih edenleri ayrı ayrı kaydedecektir.”